Öğleden sonraki enerji düşüşüyle başa çıkma yolları
Öğleden sonra saat üç civarı aniden bastıran uyku ve yorgunluk hissini beslenme zamanlaması, hareket ve gün ışığı ile yönetmenin pratik yollarını keşfedin.

Saat üç civarı o tanıdık ağırlık hissi üzerinize çöktüğünde aklınıza ilk gelen şey muhtemelen kocaman bir kupa kahve oluyor. Öğle yemeğinden birkaç saat sonra bilgisayar ekranına bakarken göz kapaklarınızın ağırlaşması oldukça sinir bozucu. Hele ki yoğun bir günün ortasındaysanız. Bu ani enerji kaybı aslında vücudunuzun tamamen doğal bir ritmi. Özellikle ilaç tedavinizle birlikte porsiyonlarınız küçüldüyse veya öğün atladıysanız gün ortasında yakıtınızın bitmesi gayet normal. Kendinize kızmak yerine bu saatleri yönetmenin çok daha basit yolları var.
Beslenmenizi saate göre ayarlayın
Kahvaltıyı geçiştirmek veya güne sadece şekersiz bir çayla başlamak öğleden sonraki çöküşün en büyük sebeplerinden biri. Sabahları canınız hiçbir şey istemiyor olabilir. İlaçların iştahınızı iyice kapattığı o sabah saatlerinde yemek yemek gerçekten zor bir görev gibi hissettirir. Bunu anlamak hiç de zor değil.
Ama sabah midenize giren o ilk protein günün ilerleyen saatlerindeki enerjinizin temelini oluşturur. Sadece bir haşlanmış yumurta, bir dilim peynir veya birkaç kaşık yoğurt bile işe yarar. Öğle yemeğinizde ise tabağınızda mutlaka sizi tok tutacak sağlam bir protein kaynağına yer verin. Izgara tavuklu doyurucu bir salata veya bir kase mercimek çorbası harika seçeneklerdir. Sadece makarna veya pilav gibi karbonhidrat ağırlıklı bir tabak yediğinizde o öğleden sonra uykusu maalesef kaçınılmaz olur.
Eğer yine de saat üç sularında mideniz kazınıyorsa masanızda veya çantanızda ufak bir atıştırmalık bulundurun. Bir avuç badem, biraz leblebi veya küçük bir yeşil elma enerjinizi dengede tutmaya çok yardımcı olacaktır.
Hareketin gücünden faydalanın
Yorgunluk bütün bedeninize çöktüğünde yerinizden kalkmak isteyeceğiniz en son şeydir. Koltuğa biraz daha gömülmek veya başınızı masaya yaslamak çok daha cazip gelir.
Fakat hareketsiz kaldıkça o ağırlık hissi daha da büyür. Bedeniniz adeta uyku moduna geçer. Sadece beş dakikalık bir yer değişimi bile beyninize uyanma sinyali gönderir. Uzun ve terletici antrenmanlardan bahsetmiyorum. Omuzlarınızı geriye doğru çevirmek, mutfağa gidip büyük bir bardak su almak veya ofisin içinde kısa bir tur atmak inanın çok şeyi değiştirir.
Öğle yemeğinden sonra yapacağınız on dakikalık kısa bir yürüyüş gerçekten çok etkilidir. Bir yandan sindiriminize yardımcı olurken diğer yandan öğleden sonraki o derin uyku halini de engeller. Sadece sokağın köşesine kadar gidip dönmek bile temiz hava almanızı ve zihninizi boşaltmanızı sağlar.
- Telefon görüşmelerinizi evin içinde yürüyerek yapın
- Her saat başı ayağa kalkıp bacaklarınızı esnetin
- Öğle yemeğinin hemen ardından dışarıda kısaca dolaşın
Işığı lehinize kullanın
Kapalı alanlarda saatlerce oturmak vücudumuzun gece ile gündüzü karıştırmasına yol açıyor. Beynimiz loş ışıkta veya sadece yapay ekran ışığı altında uyku hormonlarını salgılamaya başlıyor. Gözlerinizin neden ağırlaştığını şimdi daha iyi anlıyorsunuzdur.
Pencereden gelen doğal gün ışığı en güçlü ve masrafsız uyarıcılardan biridir. Sabah uyandığınızda perdeleri sonuna kadar açıp o temiz ışığı içeri almak güne enerjik başlamanın ilk adımı. Öğleden sonra uyku bastırdığında ise yapabiliyorsanız birkaç dakikalığına balkona çıkın. Balkon yoksa pencereyi ardına kadar açıp dışarı bakın ve derin nefes alın.
Güneş ışığı alamadığınız yağmurlu ve kasvetli günlerde bulunduğunuz odanın ışığını artırmak da pratik bir çözüm olabilir. Daha aydınlık bir ortam gözlerinizin açık kalmasına ve zihninizin canlanmasına destek olur.
İhtiyacınız varsa doktorunuza danışın
Bazen ne yediğiniz, ne kadar su içtiğiniz veya ne kadar hareket ettiğiniz fark etmeksizin o derin yorgunluk geçmek bilmez. Günlük rutininizde yaptığınız bu ufak ve olumlu değişiklikler işe yaramadığında bedeninizi dinlemeniz gerekir. Altta yatan başka bir bedensel sebep olabilir.
Demir veya vitamin değerleriniz düşmüş olabilir. Ya da kullandığınız ilacın dozu enerjinizi doğrudan etkiliyor olabilir. Bu durumu kendi başınıza çözmeye çalışmayın. Kan tahlillerinizi yorumlamak veya size uygun bir takviye önermek her zaman kendi doktorunuzun görevidir. Eğer yorgunluk günlük işlerinizi yapmanızı zorlaştıracak kadar şiddetliyse bu durumu mutlaka hekiminizle paylaşın.