Motivasyonunuz kaybolduğunda ne yapmalısınız
Kilo verme sürecinde motivasyon her zaman sizinle kalmaz. O günlerde sizi yolda tutacak basit alışkanlıkları ve rutinleri nasıl kuracağınızı keşfedin.

İlk günlerin o büyük hevesini ve kararlılığını çok iyi biliyorsunuz. İlacınıza başladığınız o ilk haftalarda her şey çok kolay görünür. Sabahları uyanmak daha rahattır ve kendinize verdiğiniz sözleri tutmak hiç zor gelmez. O coşkunun sonsuza dek süreceğine inanmak istersiniz. Sonra o sıradan ve gri günlerden biri gelir çatar. Yağmur yağıyordur veya ofiste çok yorucu bir toplantıdan yeni çıkmışsınızdır. Canınız mutfağa girip yemek hazırlamak veya yürüyüş ayakkabılarınızı giymek istemez. Motivasyon sizi sessizce terk etmiştir. Bütün bunlar tamamen insani ve çok doğal bir sürecin parçasıdır.
Neden kurallara değil rutinlere ihtiyacınız var
İnsan beyni her gün yüzlerce karar vermek zorundadır. Akşam ne yiyeceğinize veya ne zaman hareket edeceğinize karar vermek ekstra bir yük haline geldiğinde genellikle en kolay seçeneğe yöneliriz. Bu iradesizlik değil sadece zihinsel yorgunluktur.
Bu yorgunluğu aşmanın en iyi yolu kararları önceden vermektir. Biz buna hayatı kolaylaştıran sistemler diyoruz. Her sabah kahvaltıda ne yiyeceğinizi düşünmek yerine elinizin altında her zaman aynı basit malzemeler bulunabilir.
Karar verme aşamasını ortadan kaldırdığınızda bahanelere yer kalmaz. Sadece on dakika bile olsa akşam yemeğinden sonra yapacağınız o yürüyüş artık tartışmaya açık bir konu olmaktan çıkar. Rutinleriniz motivasyonun bittiği yerde sizi taşımaya başlar.
- Spor kıyafetlerinizi akşamdan yatağın yanına veya sandalyenin üzerine hazırlayın.
- Dolabınızda her an tüketmeye hazır haşlanmış yumurta gibi pratik seçenekler bulundurun.
- Yürüyüş saatlerinizi takviminize bir toplantı gibi kaydedin.
Olan biteni olduğu gibi kabul edin
Yeni bir yola girdiğinizde beklentileriniz genellikle çok yüksek olur. Her gün aynı enerjiyi hissetmeyi ve her hafta aynı hızda ilerlemeyi beklersiniz. Ama hayat her zaman bizim planlarımıza uymaz.
Bazen ilacın etkilerine alışma sürecinde yorgunluk veya farklı bedensel hisler yaşayabilirsiniz. Bu tür durumları her zaman kendi doktorunuzla konuşmanız en doğrusudur. Bizim burada ilgilendiğimiz asıl kısım bu yorgunluk anlarında kendinize nasıl davrandığınızdır.
Bazı günler gerçekten çok zor geçer. Yemek yapmak gözünüzde dağ gibi büyür. Böyle anlarda kendinize kızmak yerine bu isteksizliği kabul edin. Yorulduğunuz için kendinize yüklenmenize gerek yok. Dinlenmek de bu sürecin çok önemli bir parçasıdır.
Tuzağa düşmekten kaçının
Motivasyon kaybolduğunda en sık düşülen tuzak her şeyi bir kenara bırakmaktır. Sadece bir öğünde planladığınızın dışına çıktığınız için tüm haftanın boşa gittiğini hissedebilirsiniz.
Ama işin gerçeği şu ki hiçbir çaba boşa gitmez. Sabah planladığınız yürüyüşe çıkamadınız diye akşam yemeğinden sonra sokağın köşesine kadar yürüyüp dönmekten vazgeçmeyin. Beş dakikalık hareket sıfır dakikadan her zaman daha iyidir.
Süreklilik göstermek her gün aynı verimi almak demek değildir. Sadece kopmamak ve ertesi gün yola kaldığınız yerden devam etmektir. Dolabın arkasında bekleyen ve artık üzerinize tam oturan o pantolonu giyebilmeniz işte bu küçük adımların birikmesiyle gerçekleşir.
Kendi destek ağınızı örün
Her şeyi tek başınıza omuzlamak zorunda değilsiniz. Kendinize ufak destek noktaları yaratmak en zor günlerde bile sizi yolda tutar.
Bu bazen sizinle aynı süreçten geçen bir arkadaşınızla mesajlaşmak olabilir. Bazen de dinlemeyi çok sevdiğiniz bir yayını sadece yürüyüş yaparken dinleme kuralı koymaktır. Zihninizi meşgul edecek ve size keyif verecek şeyleri rutinlerinize eklemek süreci katlanılır kılar.
Unutmayın ki bu bir dayanıklılık sınavı değil. Kendinize karşı nazik olun. Çabanızı ve istikrarınızı her zaman kutlayın. Bazen sadece vazgeçmeyip denemeye devam etmek bile başlı başına çok büyük bir adımdır.